Temel reis uyuyamamıştı bütün gece.Ağrıları bir tuttu mu ayakları kütük gibi şişer, bel ağrısından bir yandan bir yana dönemezdi.Lodos, karadeniz kıyılarını yaladı mı hep böyle olurdu,azardı romatizması.
''Halime,kız!...'' diye seslendi. ''Hele kalk!'' Daha yeni uyumuştu Halime. Bütün gün ev işleri, köy işleri,
ahırdı, inekti, çamaşırdı, bulaşıktı, yorulmuş, ancak gözlerini yummuştu. Kıyamıyordu onu uyandırmaya,
ama bu ağrılar da dur durak bilmiyordu ki.
''Hele kalk!''
Annesi duymamıştı, ama oğlu açmıştı gözlerini.
''Ne var?''dedi.''Ayakyoluna mı gideceksin?
''Memiş,hele kalk da gel!''
Memiş hemen fırladı yataktan.
''Söyle dede!''
''Dönemiyorum oğlum. Bir yanımdan bir yanıma dönemiyorum. Tut şu ynımdan da çevir beni!
Sıkı tut! Hah şöyle,çevir,çevir!..Bir yanıma yatmaktan kemiklerim çürüdü. Sağ olasın oğlum!
Ellerin dert görmesin. Ocağa bir bak bakalım, külleri ayıkla...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder